Açıklama
“Hiçbir şey yokken sonsuz bir su ve Tanrı vardı” denilen zamandan beri Türk mitolojisi, inanç ve kültüründe su önemli bir yer tutmaktadır. Mitolojideki sonsuz su, kolektif hafızadaki anlamlarıyla zamandan zamana ve mekândan mekâna devr-i daim halindedir. Su etrafında oluşan kült, diğer kültlerle de birleşmiş ve Türk inanç ve geleneklerinde günümüze kadar devam edegelmiştir. Doğum, düğün ve ölüm gibi geçiş dönemi ritüellerinde su, varlığını her zaman korumuştur. Suyun kozmik döngüsü, Türk ölüm kültüründe mezar ve mezar taşlarında somutlaşarak yeni anlamlar kazanmıştır. Suyun kutsal olduğu kabulü kendisini davranış kalıplarında olduğu kadar söz varlığında da göstermiş hem edebî metinlerde hem atasözü, deyim, dua ve beddualarla kendini daima hatırlatmıştır. Başlangıçta ondan başka bir “şey” henüz yok iken “Hakk’ın didarını” gören su yaratılış tamamlandıktan sonra “rahmet” olup yere yağmış, buhar olup göğe ağmıştır. Bu sonsuz yolculukta su, ata kültü bağlamında ölüme yüklenen anlamlarla birleşerek kendine bir durak bulmuştur. Ölüm, ölü gömme, mezar taşı ve mezarlık geleneğinin şekillendiği önemli unsurlardan biri olmuştur. Su; definden sonra “hayat suyu” olup toprağa verilmiş; testi olup mezar taşlarına nakşedilmiş, mezarlıkta çeşme olup hayatı tazelemiş, kuş suluğu olup bu dünyayla bağ kurulmuştur. Ölümün bir son olmadığı algısı, su ile ifade bulmuştur. Bu bildiride; Türk mitolojisi, inanç ve geleneklerinden hareketle sonsuz bir döngüyü temsil eden su, ölümün son olmadığının göstergesi olan bir motif olarak ele alınacaktır. Bu doğrultuda ölümle ilgili inanışlardan da hareketle mezarlık, mezar ve mezar taşlarındaki su ile ilgili motifler değerlendirilecektir.
| Anahtar Kelimeler | Keywords | Türk Kültürü, Kült, İnanış, Gelenek, Ölüm |
|---|