Açıklama
ûmi motifi Türk-İslam tezyinatında bir bezeme unsuru olmanın ötesinde, kendine has üslûbunun
gelişimi bakımından morfolojik bir dildir. Kökeni, Orta Asya’daki "Hayvan Üslubu"na; kimi yırtıcı
kuşların kanat ve pençe gibi uzuvlarındaki kıvrımların üsluplaştırılmasına dayanır. Bu hayvansal
biçimler, Karahanlı ve Gazneli Devirleri’nde soyutlanmaya başlamış, Büyük Selçuklularla birlikte
bitkisel bir görünüm kazanarak, kendine özgü virgülümsü biçime dönüşmüştür (Akar, Azade. Türk
Süsleme Sanatlarında Rumi. İstanbul: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, 1987). Rûmi en girift
haliyle Anadolu Selçukluları Devrinin sanat ve tasarımında yerini alır. Bu coğrafyada motif, mimari
bezemede bir dolgu unsuru olmaktan çıkarak; çok çeşitli tasarımlarıyla mimari yapıya dinamik bir
özellik kazandırır (Birol, İnci A. ve Çiçek Derman. Türk Tezyini Sanatlarında Motifler. İstanbul:
Kubbealtı Neşriyatı, 2001; Mülayim, Selçuk. Anadolu Selçuklu Sanatı: Geometrik Süslemeler.
Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, 1982). Bilhassa Konya Karatay Medresesi, Sivas Gök Medrese
gibi yapılarda Rûmi motifli kompozisyonlarda, geometrik yüzeyle kurulan eş zamanlı ilişki
sayesinde sonsuzluk teması en ileri seviyede işlenir (Ögel, Semra. Anadolu Selçukluları’nın Taş
Tezyinatı. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1966). Hayvansal olandan bitkisele, somuttan
soyuta uzanan bu gelişim süreci; Türk-İslam estetiğinde doğanın doğrudan taklit edilmesindense,
onu akıl ve gönül süzgeçinden geçirerek yeniden inşa etme becerisini görünür kılar. Rûmi motifinin
dönüşümü, Osmanlı’nın "Saz Yolu" üslûbuna da temel teşkil ederek devam etmiştir (Yetkin, Şerare.
Anadolu Selçuklu Sanatı. Ankara: Ankara Üniversitesi DTCF Yayınları, 1971). Sonuç olarak Rûmi;
anlamı ve teknik özellikleri bakımından Anadolu’da tezyinatın zirvesine ulaşmış bir motiftir.
| Anahtar Kelimeler | Keywords | Rûmi, Motif, Anadolu, Selçuklu, Türk, Tezhip, Tezyinat, Osmanlı |
|---|