Açıklama
Türk edebiyatının önde gelen şairlerinden Behçet Necatigil’in 1957 yılında Varlık dergisinde yayımlanan daha sonra 1958’de Arada adlı şiir kitabında yer alan “Kilim” şiiri Anadolu insanın kendini ifade etme biçimlerinden en eskisi olan kilim sanatını merkeze alarak modern insanın ve çağın açmazlarını tıpkı kilim sanatında olduğu gibi sembollerle (ses, renk, nesne vb.) aktarır. Anadolu’nun kültürel mirasının bir parçası olan kilim, burada modern, kentli insanın ve çağın bir göstergesi olarak sunulur. Bir sanat ve zanaat olan kilim dokuma hem insan hayatının belli dönemlerini hem de yaşanılan çağın izlerini taşır. Kilim, dokuyanın duygularını, düşüncelerini sabit birtakım imgelerle ifade ettiği bir sanatken Necatigil modern bir şair olarak bu sabit imgeleri şiirinde çok katmanlı, çokanlamlı imgelere dönüştürür. Bu imgeler de şairin şiir hayatı boyunca farklı duygulara, yaşayış ve düşünüş biçimlerine karşılık gelir. Necatigil’e göre şairler şiirsel olgunluğa ulaşırken üç burçtan geçer: “Gurbet, hasret ve hikmet burçları.” Şair gurbet burcunda kendi şiirine yabancıdır; hasret burcunda asıl şiirine yakınlaşıp kendi şiirini özlemeye başlar. Ancak yaşamı, dünyayı istediğince şekillendiremediğini anlar ve burada zaman kaybetmek yerine hikmet burcuna geçer. Bu burçta artık şikâyet ve isyan yoktur, şair kendini kabullenmiştir. “Kilim” şiiri de vazgeçişin değil isyanın, kabullenemeyişin olduğu bir şiirdir. Çağ, Necatigil’in şiirinde sıklıkla ifade ettiği gibi “çok çiğ”dir, hayattan şikâyet edilir. Bu açıdan bu şiir, hasret burcunda değerlendirilebilir. Şairin şiirdeki isyanının kilim imgesini kullanarak hangi semboller üzerinden aktarıldığı bu bildirinin konusu olacaktır. Böylelikle bu bildiri, Türk el sanatları içinde köklü bir yeri olan kilimin geleneksel bağlamı yanında modern şiirde çağın, yaşamın, bireyin varoluşunun bir metaforu olarak nasıl değerlendirildiğini aydınlatmaya çalışacaktır.
| Anahtar Kelimeler | Keywords | Behçet Necatigil, Türk Şiiri, Kilim, İmge. |
|---|