Açıklama
Bu çalışma, âşık edebiyatında kadın sesinin görünürlüğünü Âşık Şahsenem Bacı örneği üzerinden ele alarak şairin şiirlerinde “kader, yazgı, alın yazısı” kavramlarının nasıl kurulduğunu ve kader karşısında takındığı tutumun hangi bağlamlarda değiştiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın kapsamı, Âşık Şahsenem Bacı’nın âşıklık geleneği içindeki konumunu ve şiir dünyasını kısaca belirledikten sonra, kader, yazgı ve alın yazısı ifadelerinin geçtiği dörtlüklerin tematik çözümlemesiyle sınırlandırılmıştır. Âşık Şahsenem Bacı’nın şiirlerinin yayımlandığı kitaplar ile onun üzerine yapılan çalışmalarda yer alan şiirlerden yararlanılmıştır. İnceleme sonucunda kaderin, Âşık Şahsenem Bacı’nın şiirlerinde yalnızca metafizik bir inanç unsuru olarak değil, aynı zamanda bireysel kırılganlığı, toplumsal eşitsizlik duygusunu ve özne olma arzusunu ifade eden çok işlevli bir anlatım alanı olarak kullanıldığı görülmüştür. Bulgular, şairin kader algısının tek yönlü bir teslimiyetle açıklanamayacağını açık biçimde ortaya koymaktadır. Şiirlerde bir yandan kaderin yazılmış ve kaçınılmaz bir hüküm gibi tasarlandığı edilgen bir kabulleniş dikkat çekerken bazı dörtlüklerde kaderin doğrudan muhatap alınarak beddua ve hesaplaşma tonuna yükselmesi, şairin kaderle kurduğu ilişkinin duygusal düzlemde giderek sertleşebildiğini göstermektedir. Buna karşılık kimi örneklerde geleneksel teslimiyet söyleminin izleri korunmakta, kader karşısında boyun eğen söyleyiş biçimi bütünüyle terk edilmemektedir. Bu çok katmanlı görünüm, Şahsenem Bacı’nın kader söylemini pasif bir kabullenişten ziyade, teslimiyet ile içsel itiraz arasında gidip gelen dinamik bir tutum olarak kurduğunu göstermektedir.
This study aims to examine the visibility of the female voice in minstrel poetry, using the example of Aşık Şahsenem Bacı, and to investigate how the concepts of "fate, destiny, and predestination" are constructed in her poems and how her attitude towards fate changes in different contexts. The scope of the study is limited to briefly defining Aşık Şahsenem Bacı's position within the minstrel tradition and her poetic world, followed by a thematic analysis of the quatrains containing the expressions of fate, destiny, and predestination. The study utilizes poems from books in which Aşık Şahsenem Bacı's poems have been published, as well as poems included in studies on her. The analysis reveals that fate is used in Aşık Şahsenem Bacı's poems not only as a metaphysical element of belief but also as a multi-functional narrative space expressing individual fragility, feelings of social inequality, and the desire for agency. The findings clearly demonstrate that the poet's perception of fate cannot be explained by a one-sided acceptance. While the poems exhibit a passive acceptance of fate, portraying it as a predetermined and inevitable decree, some stanzas directly address fate, escalating to a tone of curse and reckoning, demonstrating the poet's increasingly harsh emotional relationship with destiny. Conversely, in some examples, traces of traditional resignation are preserved, and the submissive tone towards fate is not entirely abandoned. This multi-layered approach shows that Şahsenem Bacı constructs her discourse on fate not as passive acceptance, but as a dynamic stance oscillating between resignation and internal resistance.
| Anahtar Kelimeler | Keywords | Âşık edebiyatı, kadın âşık, Âşık Şahsenem Bacı, kader motifi, alın yazısı. |
|---|